Katarakt ve Refraktif Cerrahi

Katarakt Nedir?

Katarakt şeffaf olan lensin, matlaşmaya başlayarak gözün önünde görme netliğini bozan bir sis perdesinin oluşması gibidir. Gözün bölümleri kamera parçalarına benzer. Gözde de tıpkı kameraların içindeki gibi lensler bulunur. Fotoğraf makinesinin lensi lekeli olduğunda ya da çizildiğinde fotoğrafın bulanık olması gibi, insan gözündeki katarakt sonucunda da lens saydamlığını yitirir ve görüntüyü bulanıklaştırır. Katarakt, hastalarda görmede bulanıklara neden olur; kalıcı körlüğe ve kansere yol açmamaktadır.

Katarakt’ın Belirtileri

Kataraktın en önemli belirtisi hastanın görme fonksiyonlarında meydana gelen değişikliktir. Bu değişiklik uzağı görememe, yakını görememe şeklinde olabilir. Diğer belirtiler ise şöyle sıralanabilir: - Daha önce kullanılan gözlüklerle net görememe, - Bakılan yerlerde gölgeler görüp, renkleri ayırt edememe, - Renklerin zor veya mat olarak algılanması, - Özellikle mavi renk konusunda sorun yaşanması, - Bazı hastaların geceleri şikayetleri daha da artar; - Görmede zorluk veya gece körlüğü - Gece karanlığında araba kullananlarda ışıklar etrafında renkli halkaların oluşması, - Çift görme, şekilsiz ve bulanık görme, - Kontakt lens veya gözlük numaralarının sık sık değişmesi, - Derinlik hissinin kaybı, - Göz yorgunluğu, - Baş ağrısı, - Bakılan yerde siyah lekeler, gölgeler görme gibi şikayetler kataraktın diğer belirtileri arasındadır.

Katarakt’ın Teşhisi


Öncelikli olarak hasta detaylı bir muayeneden geçirildikten sonra; gözün bütün bölümleri önden arkaya doğru değerlendirilir. İncelemeler en önde bulunan kornea denilen cam tabakanın incelenmesinden başlayarak arkasında bulunan göz merceğinin incelenmesiyle devam eder. Gözün renkli kısımları ise ilaçlarla genişletildikten sonra, göz merceği detaylı olarak muayene edilir. Hastalardaki görme azlığının altında yatan sebepler araştırılarak rahatsızlığın “katarakt” olup olmadığı kesinleştirilir.

Katarakt’ı Etkileyen Faktörler

Diğer göz rahatsızlıkları, şeker, tansiyon gibi bazı hastalıklar kataraktın ortaya çıkışını kolaylaştırabilmektedir. Örneğin; yüksek miyopisi olan kişilerde katarakt daha fazla görülür. Göz tansiyonu olanlarda veya çiftçiler gibi ışığa maruz kalanlarda katarakt kolay ortaya çıkar. Isı da katarakt üzerinde önemli rol oynaması sebebiyle; fırıncılarda, demir dövme işiyle uğraşanlarda ya da aşırı ısıya maruz kalan mesleklere sahip olanlarda katarakta sık rastlanır. Yapılan araştırmalar sonrasında kadınlarda ve zencilerde kataraktın daha fazla görüldüğü ortaya çıkmıştır. Göze darbe gelmesi, iğne, çivi, diken batması gibi kuvvetli bir travmanın hemen arkasından katarakt gelişebilir. Travmanın şiddetine göre etkisinde artış olur. Eğer travma büyük ise katarakt hızla büyüyebilmektedir. Normal görme düzeyine sahip olan kişinin görme oranı %100 olarak değerlendirilse, katarakt oluştuğu zaman bu oran %10’a kadar düşebilir. Ancak bu oran kataraktın derecesine göre değişmektedir. Bazı durumlarda görme kaybı %90’da da kalabilmektedir.

Katarakt Ameliyatı

Katarakt ameliyatı hastanemizde “FAKO” yöntemi kullanılarak gerçekleştirilir. Bu tedavinin özelliği; yaklaşık 3 milimetrelik bir keseden göz içine girilerek özel ses dalgalarıyla çalışan bir aletle gözün içinde saydamlığını kaybetmiş, sertleşmiş kataraktın parçalanmasıdır. Daha sonra küçük bir çubuk yardımı ile parçalanan saydam tabakanın fazlalığı emilir. Emilme işleminden sonra içi boşalmış bir kese kalır ve bu keseye katlanabilir, özel mercekler yerleştirilir.

Katarakt ameliyatı; genel anestezi, lokal anestezi ve damla anestezi olmak üzere üç çeşit anestezi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilir. Damla anestezi türünde göze damla damlatılarak gözün uyuşması sağlanır. Bazı hastalarda gözün etrafına birkaç tane iğne yapılarak uygulanan lokal anestezi tercih edilir. Daha genç hastalarda ise genel anestezi uygulanmaktadır. Normal bir FAKO ameliyatı yaklaşık olarak 15-20 dakika sürmektedir. Ameliyat öncesinde detaylı bir inceleme yapıldığı için hastaların en az yarım günlerini ayıracak şekilde hastaneye gelmeleri gerekir. Hastanın gözü, herhangi bir enfeksiyon riskine karşı ameliyatın ertesi günü yapılan pansumana kadar mutlaka kapalı kalmalıdır. Ameliyattan bir saat sonra hasta kendisini iyi hisseder ise taburcu edilir. Hastanın ertesi güne kadar herhangi bir ilaç kullanmasına gerek kalmadan sadece bazı ağrı kesici ilaçları alması yeterli olmaktadır. Taburcu olan hasta bir gün sonra hastaneye gelir ve gözü açılır, ilk damlaları koyulduktan sonra hastaya ilaçlarını nasıl kullanacağı hakkında bilgi verilir. Birinci hafta göze, kirli elle dokunulmaması, sabunlu su kaçırılmaması, gözün şiddetli bir şekilde ovulmaması gerekir. Ameliyat sonrasında gözde meydana gelen sulanmalar göze yakın bir yerden değil de yanaktan silinmelidir. Bir hafta boyunca hasta banyo yapmaktan kaçınmalıdır. Katarakt ameliyatının başarı oranı; görmenin artışı, görme derecesine bağlı olarak değişmektedir. Hastanın ameliyat öncesi görme oranı çok düşük ise, örneğin %10’a kadar düşmüş ise ameliyat sonrası bu oran %60-70’lere kadar çıkabilmektedir.