Glokom(Göz Tansiyonu)

Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirinde hasar oluşturarak görme alanı kaybına neden olan bir hastalıktır. Sinsi bir hastalıktır, genellikle ileri dönemlere kadar bir belirti vermeyebilir. Farkına varılmaz ve tedavi edilmezse kalıcı olarak körlüğe neden olabilir. Erken tanı çok önemlidir.

Doğan hastanesi göz hastalıkları bölümünde aplanasyon tonometre,pnömotonomtre, bilgisayarlı görme alanı, pakimetri, optik sinir tomografisi (OCT) gibi cihazlarla glokom hastalığının tanısı erken dönemde konmakta, medikal ve cerrahi tedavisi uygulanmaktadır.

Glokom’ un Çeşitleri

Glokom hastalığı 3 başlıkta toplanabilir:

- Doğumsal Glokom
- Sekonder Glokom
- Primer Glokom

Doğumsal Glokom:

Çok sık rastlanmayan bir rahatsızlık olan doğumsal glokomda, göz içi basıncının yükselmesi bebeğin anne karnındaki gelişimi ile ilgilidir. Yüksek göz için basıncının etkisi ile göz küresi büyür. Büyük gözlere sahip olan bebeklerde (yaşıtlarına göre) doğumsal glokom olup olmadığı araştırılmalıdır.

Sekonder Glokom:

Sekonder glokom; göz içi basıncının, gözde meydana gelen diğer rahatsızlıklarla ilgili olarak yükselmesidir. Başlıca rahatsızlıklar şöyle sıralanabilir:

- Göz içi iltihaplanmaları
- Göz travmaları
- Şeker hastalığı
- İleri Katarakt
- Göz içi kanamaları

Primer Glokom:

Primer Glokom 2’ye ayrılmaktadır.

Açık Açılı Glokom:


Çok sık rastlanan glokom çeşidi olan açık açılı glokoma; sıklıkla 40 yaş üstü kişilerde rastlanmaktadır. Açık açılı glokom başladığında hiçbir belirti vermez; ancak son dönemlere doğru görme bozukluğu ile birlikte ortaya çıkar. Ancak bu dönemde yapılacak olan tedavi yalnızca mevcut görmeyi korumaya yönelik olacaktır. Kişilerde görülen glokomların yaklaşık olarak %85’i “açık açılı glokom”dur. Ve 40 yaş üstü kişilerde görülme olasılığı oldukça yüksektir. Bu sebeplerden dolayı 40 yaş üstü kişilerin yılda en az 1 kez göz tansiyonlarını ölçtürmeleri; erken teşhis ve tedavi için yararlı olacaktır.

Açı Kapanması Glokomu:

Açı kapanması glokomu (akut glokom); açık açılı glokomun tam tersi bir tablo ile belirti veren bir glokom çeşididir. Gözde kızarıklık, görmede bulanıklaşma, gözde şiddetli ağrı, bulantı, kusma gibi belirtiler ile ortaya çıkar. Tedavi edilmez ise görme siniri ve gören tabakayı besleyen damarlardaki tıkanıklık gelişerek körlüğe kadar ilerler.
Glokom’un Belirtileri

Glokom genellikle belirti vermeyen sinsi bir hastalıktır. Başlıca belirtiler ise şöyle sıralanabilir:


- Bulanık görme
- Özellikle sabahları sık rastlanan baş ağrısı
- Çevrede bazı bölgeleri görememe
- Göz önünde ışıklı halkalar oluşması
Glokom’ un Teşhis

Normal göz muayenesi sırasında tespit edilen anormal göz içi basıncı hastalığın ilk belirtisi olabilir. Göz doktorunca düzenli aralıklarla yapılan muayeneler glokomun erken tanı ve tedavisi için en etkili yoldur.
Glokom’u Etkileyen Faktörler

Glokomu tetikleyen faktörler şöyle sıralanabilir:


- Ailedeki kişilerde glokom hastalığı olması
- Yüksek kan basıncı
- İleri yaş
- Sigara
- Miyopi
- Şeker hastalığı
- Göz yaralanması
- Uzun süreli kortizon tedavisi
- Göz basıncı yüksek kişiler
- Aşırı hipermetrop ve aşırı miyop
- Yüksek tansiyonlu kişiler
Glokom’ un Tedavisi

Glokomun tedavisinde hastanemizde başlıca 2 yöntem kullanılmaktadır.

1. İlaç Tedavisi:

Glokomun tedavisinde hastalara öncelikle ilaç tedavisi uygulanmaktadır. İlaç tedavisinde, göz içi basıncını düşürmeye yarayan birçok damla kullanır. Uygulanan damlalar ile göz içi tansiyonunun düşürülmesi sağlanamaz ise; doktorlarımızın uygun gördüğü ilave damlalar tedavi süresine dahil edilmektedir. Kullanılan damlaların; her gün doktorlarımızın belirmiş olduğu aralıklar ile ömür boyu kullanılması gerekir. Göz tansiyonunun düşürülmesi için ağızdan alınan tablet şeklinde ilaçlar da kullanılabilmektedir. Ancak bu tabletler göz içi basıncını kısa süreli olarak düşürmeye yardımcı olan ve birkaç gün süreyle kullanılan ilaçlardır.

2. Glokom Ameliyatı:

Glokom problemi olan hastaya uygulanan ilaç tedavisine rağmen hastanın göz tansiyonunda düşme gerçekleşmemiş ise, uygulanacak olan tedavi yöntemi ameliyattır. Glokom ameliyatında gerçekleştirilen işlem; göz içi basıncının artmasına yol açan ve göz dışına çıkmakta zorlanan göz içi sıvısının çıkışının kolaylaştırılmasıdır. Ameliyat erişkin hastalarda lokal anestezi, çocuk ve bebek hastalarda ise genel anestezi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilir. Glokom tedavisinde çeşitli ameliyat yöntemleri bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olarak uygulananı ise “Trabekülektomi” dir. Ameliyat sonrası hasta hastanede yatmadan taburcu olabilmektedir. İyileşmeyen bazı glokom türlerinde, standart ameliyat yöntemleri ile sonuç alınamamaktadır. Bu durumda “valf” adı verilen göz tüpleri göze yerleştirilerek göz içi basıncı düşürülmeye çalışılır.